İran-ABD çatışması tüm hızıyla genişlemeye devam ederken Devrim Muhafızları sürpriz bir saldırıya imza attı. Cuma sabahı yapılan duyuruya göre Suriye’nin güneybatısındaki Amerikan üssü el-Tanf hedef alındı. İran, saldırının ana hedefinin Özel Operasyonlar Kontrol Merkezi olduğunu açıkladı. Devrim Muhafızları’na göre saldırıda ABD askerleri arasında kayıplar yaşandı; bir radar sistemiyle çok sayıda helikopter de imha edildi.
El-Tanf, Suriye İç Savaşı’nın kilit üslerinden biriydi. Amerikan kuvvetleri burada Özgür Suriye Ordusu’nu (eski adıyla Devrim Komandoları) eğitmiş, üs çevresini kontrol altında tutmuştu. Geçen şubat ayında el-Tanf’taki ABD askerlerinin üsten ayrıldığı iddia edilmişti.
ŞAM’A UYARI MI?
Devrim Muhafızları, söz konusu saldırının İranşehr’de şehit düşen askerlerin intikamı amacıyla düzenlendiğini belirtti. İranlı gazeteci Mustafa Necefi ise saldırıdan saatler önce yaptığı sosyal medya paylaşımında, Tahran’ın Şam’ı şu sözlerle uyardığını yazmıştı:
“Colani (Ahmed Şara) Hükümeti Trump’ın isteği ve ABD baskısı altında Hizbullah’a karşı harekete geçerse, İran’dan füze ve İHA saldırılarıyla karşı karşıya kalacak. Bu uyarı Colani’ye iletildi.”
ABD Başkanı Donald Trump defalarca Şara’yı Hizbullah’a karşı müdahalede bulunmaya ve direnişi silahsızlandırma çabalarına katılmaya çağırmış ancak bu dayatmalar reddedilmişti.
Öte yandan perşembe günü Suriye devlet televizyonu SANA, güvenlik güçlerinin Irak’tan Hizbullah’a giden devasa bir silah sevkiyatına el koyduğunu öne sürmüştü. Hizbullah ise daha sonra yayınladığı bildiride söz konusu sevkiyatla bir bağlantısı olmadığını duyurdu.
EN GENİŞ DALGA VE SAVUNMA HAKKI
Perşembe akşamüstü başlayan İran saldırıları, nisan ayındaki ateşkesin çökmesinden beri yapılan en geniş operasyonlara işaret etti. Suriye’nin yanı sıra Ürdün, Kuveyt, Irak, Bahreyn ve Umman’daki üsler de hedef oldu. En ağır darbeleri perşembe gecesi çok sayıda Amerikan saldırısının başlatıldığı Kuveyt aldı.
İran Dışişleri Bakanlığı, füze ve İHA’ların üslere yağdığı saatlerde, komşularının topraklarını ve hava sahalarını İran’a karşı saldırılar için ABD’nin kullanımına kapatmak konusunda açık bir sorumluluk taşıdığını belirtti. Bakanlık, İran saldırılarını bu çerçevede uluslararası hukuka dayandırdı:
“İran’ın, İran’a karşı saldırılarda kullanılan askeri üslere, tesislere ve varlıklara yönelik savunma amaçlı saldırıları, uluslararası hukuk ve Birleşmiş Milletler Şartı’nın 51. maddesi uyarınca İran’ın yasal ve doğal öz savunma hakkına uygundur.”
SAVAŞ SUÇLARINA YENİ ÇENTİKLER
ABD ise yine tüm güne yaydığı saldırılarında İran’ın kıyı kabiliyetlerini hedef aldığını duyurdu. Özellikle Keşm Adası ve liman kenti Bender Abbas hedef alındı. Ayrıca Trump’ın bu haftaki “sivil altyapıyı vuracağız” tehditlerini yerine getiren ABD Ordusu; Hürmüzgan’da üç köprüyü, İranşehr’de bir sivil havalimanını ve Bender Abbas’tan geçen demiryolunun farklı noktalarını vurdu. Altyapı saldırılarında en az sekiz sivilin hayatını kaybettiği kaydedildi.
1949 Cenevre Sözleşmeleri ile 1998 Roma Statüsü, sivil altyapının hedef alınmasını açık biçimde “savaş suçu” olarak tanımlıyor. Buna rağmen Trump bu yapılara saldıracağını böbürlenerek ilan ediyor, ABD Ordusu da bunları uyguluyor.,
‘GERİYE KALAN NE VARSA YERLE BİR OLACAK’
Bir gün önce Hatemül Enbiya Karargâhı, Trump’ı ileri sürdüğü tehditler hakkında uyararak şu vurguyu yapmıştı:
“Boş konuşan ABD Başkanı’nın İran altyapısını hedef alma tehditlerinin yerine getirilmesi halinde, şu ana kadar sağlam kalan ne varsa İran Silahlı Kuvvetlerinin darbeleriyle geriye iz kalmayacak şekilde yerle bir edilecektir.”