Ana içeriğe geç

Karesi Tekstil’de ‘denetim’ adı altında taciz

Karesi Tekstil’de 12 saate varan ağır mesailer ve yoğun üretim baskısının yanına, “işçi denetimi” adı altında yürütülen sistematik takip ve taciz uygulaması eklendi.

Karesi Tekstil’de ‘denetim’ adı altında taciz
Evrensel
16

Bursa - 12 saate varan mesailer, düzensiz molalar, yoğun üretim baskısı ve iş kazaları ile gündeme gelen Karesi Fabrikası bu kez “işçi denetimi” adı altında işçilerin fotoğraflarının çekilmesi ile gündemde. İşçiler, “denetimci” olarak görevlendirilen kişilerin telefonla oynayan, mola saati dışında sigara içen veya herhangi bir şeye zarar verdiği iddia edilen işçilerin fotoğraflarını çekmekle görevlendirildiğini, ancak uygulamanın iş disiplini sınırlarını aşarak ciddi bir taciz ve özel hayatın ihlali boyutuna ulaştığını belirtiyor.

Fotoğraflar WhatsApp gruplarında yayılıyor

İşçilerin paylaştığı bilgilere göre, denetimciler bu çekimler için şahsi telefonlarını değil, kendilerine verilen ayrı bir cihazı kullanıyor. Fakat durumun sadece bir “denetim” olmadığı, çekilen fotoğrafların ve videoların tüm müdürlerin, yönetimin ve diğer bölümlerin bulunduğu WhatsApp gruplarında paylaşılıyor olmasından anlaşılıyor. Bu görüntülerin gruplara düşmesiyle, herkesin kişisel telefonuna kayıt olması, işçiler arasında ciddi bir güvenlik ve mahremiyet endişesi yaratıyor.

Uygulamanın en tepki çeken yanlarından biri ise, denetimci olarak görevlendirilen kişilerin seçimi. Daha önce “kalite” bölümünde çalışan ve fabrikadaki birçok kadına sosyal medya üzerinden rahatsız edici şekilde ulaşmaya çalışan bir kişinin “fotoğrafçı/denetimci” olarak görevlendirilmesi, kadın işçilerin tepkisini çekiyor. İşçiler, fotoğraflarının bu kişi tarafından çekilmesinden, bakışlarından ve kişisel olarak hedef alınmalarından büyük rahatsızlık duyuyor. Bir işçi, bu keyfi uygulamayı şu sözlerle özetliyor: “Sevdiği biriysem resmimi çekmezler ama sevmediği biriysem resmimi çekerler, sormazlar bile.”

Hukuksal süreç başlatılacak

Fabrika yönetiminin şikayetlere rağmen bu kişileri koruması, “denetim” kılıfıyla yapılan tacize göz yumması işçilerin sabrını taşırmış durumda. Taciz edici tutumlar ve izinsiz fotoğraf çekimleri karşısında kadın işçiler, durumu hukuksal bir sürece taşıyacaklarını ifade ediyor.

‘Patronun denetim yetkisi sınırsız değildir’

Avukat Sevil Aracı fabrikadaki uygulamayı gazetemize şöyle değerlendirdi:

“Bir avukat ve kadın hakları savunucusu olarak, haberde anlatılan uygulamayı son derece kaygı verici buluyorum. İşverenlerin işyerinde denetim ve gözetim yetkisi elbette vardır; ancak bu yetki sınırsız değildir. Çalışanların kişilik haklarını, insan onurunu ve özel yaşam alanını zedeleyecek şekilde kullanılamaz. İşçilerin iddiaları, burada yalnızca bir iş disiplini uygulaması olmadığını gösteriyor. Bu durum kişisel verilerin korunması, özel hayatın gizliliği ve işyerinde psikolojik taciz bakımından ciddi hukuki sorunlara işaret ediyor.

Özellikle kadın çalışanların daha önce rahatsız edici davranışlarda bulunduğunu iddia ettikleri bir kişinin bu göreve getirilmesi ve buna ilişkin şikâyetlerin dikkate alınmadığı yönündeki beyanlar çok önemli. İşverenlerin, çalışanların kendilerini güvende hissettikleri bir çalışma ortamı oluşturma yükümlülüğü vardır. Kadınların rahatsızlıklarını dile getirmelerine rağmen aynı uygulamanın sürdürülmesi, işyerindeki güven ilişkisini zedeleyen bir tablo ortaya çıkarır.

Hiçbir çalışan, sürekli takip edildiği, fotoğraflandığı ve görüntülerinin çok sayıda kişinin yer aldığı gruplarda paylaşıldığı bir ortamda çalışmak zorunda bırakılmamalıdır. İşyerinde denetim başka bir şeydir, çalışanlar üzerinde baskı ve korku yaratacak, huzursuzluk verecek, kişilik haklarını zedeleyecek uygulamalar başka bir şeydir. Hukukun koruduğu sınır tam da burada başlar.

Bu nedenle söz konusu iddiaların hem iş hukuku hem de kişisel verilerin korunması mevzuatı açısından yetkili kurumlar tarafından incelenmesi gerektiğini düşünüyorum. Çalışanların şikâyet haklarını kullanmaları en doğal ve meşru haklarıdır.”

Kaynağa Git

İlgili Haberler