BARIŞ SEDEF
Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri alternatif güzergahlar üzerinden ürettikleri petrolün bir kısmını piyasaya sürerken İran ise farklı yöntemler izliyor. Savaşın ilk günlerinde 20-21 milyon varil olan petrol arz kesintisi 10-12 milyon varile düştü. Kalan bu kısımda en büyük pasta Kuveyt, Irak, Bahreyn ve Katar’a ait.
Alternatif enerji kaynaklarına yönelim hızlandı
Enerji Uzmanı Altuğ Karataş EKONOMİ’ye yaptığı değerlendirmede, Hürmüz krizini enerji piyasalarının 11 Eylül’ü olarak nitelerken, dünyanın ilk aylarda büyük bir arz şoku yaşadığını sonrasında ise birçok ülkenin yaşanan bu duruma karşı alternatif arayışına girdiğini söyledi. Karataş, yapılan hesaplamalarda stokların bir müddet daha yetebileceğini ifade ederek, “Rusya’ya karşı uygulanan petrol ambargosunun kaldırılması, bazı ülkelerin alternatif enerji kaynaklarına yönelmesi gibi etkenler petrolde arz şokunun bir miktar daha azalmasına neden oldu” diye konuştu. Hali hazırda Uluslararası Enerji Ajansı tarafından piyasaya 400 milyon varil petrol sürüldüğünü dile getiren Karataş, Ortadoğu’da depolarda bekleyen petrolün piyasa sürülmesiyle enerji fiyatlarında dengelenme yaşanacağını söyledi. Petrolde Ortadoğu’da meydana gelen arz açığının ABD ve Rusya’ya yaradığına vurgu yapan Karataş, “ABD bu dönemde petrol ve LNG ihracatını artırdı. Rusya’ya karşı uygulanan petrol ambargosu kaldırıldı. Baktığımızda savaşın en büyük kazanını bu iki ülke. Irak, Kuveyt, Bahreyn ve Katar ürettiği petrolü uluslararası piyasalara süremedi ve bu durumu bölgedeki depoların dolmasına neden oldu. Üretilen petrol saklanamadığı için rafinerilerde üretim durdu. Baktığımız savaşın ekonomik olarak kaybedenleri arasında bu 4 ülkenin olduğunu söyleyebiliriz” diye konuştu.
Petrol fiyatlarında 50 dolar senaryosu
Fiyatlarındaki tarihi yükselişin ekonomiler üzerinde baskı oluşturmaya devam ettiğinin altını çizerek, “Petrol fiyatlarında yüksek fiyatlamaları bir süre daha göreceğiz. Ortadoğu’daki ülkeler rafinerilerdeki petrolün önemli bir kısmını Hürmüz üzerinden uluslararası piyasalara sürüyordu. Hürmüz Boğazı’nın kapanmasıyla birlikte buradaki üretimler depolarda stoklanmaya başlandı. Bazı ülkelerde depolardaki doluluk nedeniyle üretimler durdu. Hürmüz Boğazı’nda geçişlerin normalleşmesi ve rafinerilerin üretimde normal seyre dönmesiyle en iyimser senaryoda petrolde 50 dolar seviyesini görebiliriz” değerlendirmesinde bulundu.
“Avrupa’da jet yakıtı krizi devam edecek"
Petrolün %10 ila 15’lik kısmının jet yakıtı üretiminde kullanıldığına vurgu yapan Altuğ Karataş, “Özellikle Avrupa’nın petrol rafinerilerini kapatması jet yakıtında ciddi bir krizin yaşanmasını sağladı. Bunun sübvanse edilmesi için katıda bazı ülkelere uçuşlar iptal edildi. İkame rotalar oluşturuldu. Önümüzdeki dönemde Avrupa’da jet yakıtı krizinin devam edeceğini öngörüyorum. Çünkü Avrupa jet yakıtı konusunda Ortadoğu bölgesinde %100 bağımlı konumda. Burada da stoklar tükenme noktasına gelmiş durumda” açıklamasını yaptı.