Ana içeriğe geç

Senaryo “Öcalan’a özgürlük senaryosu” mu? Propaganda var, tehdir var, silah bırakma yok

Terör örgütü PKK mensubu bir grubun silah yakma töreninin üzerinden bir yıl geçti. Aradan geçen bir yılda örgütün tamamen silahsızlandığını ortaya koyan somut bir tablo oluşmazken, güvenlik tehdidinin sona erdiğine ilişkin net bir doğrulama da yapılmadı…

Senaryo “Öcalan’a özgürlük senaryosu” mu? Propaganda var, tehdir var, silah bırakma yok
Yeniçağ
16

Terörsüz Türkiye adı verilen yeni açılım süreci kapsamında 11 Temmuz 2025'te, Irak'ın Süleymaniye kentinde kameralar karşısına geçen bir grup PKK mensubu, sözde "silah bırakma ve imha etme" töreni düzenlemişti.

Terörist başı Abdullah Öcalan’ın çağrıları ve "Barış ve Demokratik Toplum Süreci" iddialarıyla parlatılan bu sembolik "silah yakma" eyleminin üzerinden koca bir yıl geçti.

Ancak aradan geçen bir senenin ardından bugün gelinen noktada, o gün Süleymaniye'de yakılan şeyin silahlar değil, kamuoyunda oluşturulan silah bırakma ve fesih beklentisinin olduğu açıkça görülüyor. Sürecin sahada istihbarat ve güvenlik kurumlarınca takip edildiği belirtilse de, silahlı kapasitenin tamamen ortadan kalktığına ilişkin kamuoyuna açık bir teyit bulunmuyor.

Bir yıllık bilanço, sahada somut hiçbir gelişmenin olmadığını, terör örgütünün tehdit dilini sürdürdüğünü ve devlet raporlarına yansıyan gerçek bir silah bırakma iradesinin bulunmadığını gözler önüne seriyor. Diğer yandan örgütün silah yakmasının birinci yıldönümü nedeniyle yaptığı açıklamada da benzer noktalar olduğu görüldü.

TERÖR ÖRGÜTÜ VARLIĞINI SÜRDÜRÜYOR

Geçtiğimiz yıl büyük iddialarla manşetlere taşınan ve "47 yıl sonra tarihi adım" olarak sunulan törende 30 kişilik bir grubun silah yakması, örgütün bütününe yayılan bir çözülmeye dönüşmedi.

Güvenlik bürokrasisinin izlenimlerine göre, PKK’nın ana omurgası, dağ kadrosu ve sınır ötesindeki lojistik yapılanmasında herhangi bir tasfiye ya da silah bırakma eğilimi tespit edilmiş değil.

TEHDİT DİLİ SÜRÜYOR

Örgütün sözde üst düzey yöneticileri, geride kalan bir yılda yaptıkları açıklamalarda sık sık Türkiye'yi ve bölgeyi tehdit etmeye devam etti. "Silah bıraktık" imajı çizilirken, arka planda militan devşirme, tahkimat yapma ve terör tehdidini canlı tutma stratejisinden vazgeçilmedi.

PKK SİLAHI ŞANTAJ UNSURU OLARAK ELİNDE TUTUYOR

Terörsüz Türkiye sürecinde iktidar kanadını "Örgütü dağıt, silahları bırak, teyit mekanizması bunu onaylasın, sonra yasadan yararlan." stratejisini izlerken PKK terör örgütü ise “Önce yasa sonra silah bırakma” taktiğinde ısrar ediyor.

Bu tablo da, “silah bıraktı” denilen örgütün silahı bir şantaj unsuru olarak elinde tutmaya devam ettiğini ortaya koyuyor. Süleymaniye'deki tören, yalnızca yasal zeminde avantaj elde etmek ve kamuoyuna "meşruiyet" pazarlamak için kurgulanmış bir halkla ilişkiler (PR) çalışmasından öteye geçemedi.

TÜRK MİLLETİNE YALAN MI SÖYLENDİ?

30 paslı tüfeğin kameralar önünde ateşe verildiği 11 Temmuz 2025'teki o görüntülerden bir yıl sonra bugün, Türkiye’nin önündeki tablo net şekilde şu: Terör örgütü silah bırakmadı.

Bu da “Türk milleti yalan mı söylendi” sorusunu gündeme getiriyor. Geçmişteki "çözüm" denemelerinden hafızasında derin yaralar taşıyan Türk milleti, Süleymaniye'deki o tiyatral sahneleri izlerken de haklı bir şüphecilik içindeydi. Bugün gelinen nokta ise bu şüphelerin ne kadar yerinde olduğunu bir kez daha tescilledi.

Peki, millet gerçekten kandırıldı mı, yoksa ortada tasfiye olmamak için direnen bir terör yapısının son çırpınışları mı var?

"ÖNCE YASA" DAYATMASI: SİLAHI MEŞRUİYET KOPARMA ARACINA DÖNÜŞTÜRMEK

PKK’nın "Önce yasa, sonra silah bırakma" taktiği, aslında terör örgütünün klasik bir taktiğidir. Örgüt, elindeki silahı yapısal olarak tasfiye etmek değil, devletle pazarlık masasında eşit bir aktör gibi oturabilmek için bir "rehin" olarak kullanmak istiyor. Kandil ve uzantıları, yasal güvenceleri ve "çerçeve yasa" korumasını almadan silah bırakmayıp, devleti kendi şartlarına zorlamayı amaçlıyor.

Bu durum, örgütün niyetinin barış değil, yasal zırh kuşanarak bölgedeki varlığını ebedileştirmek olduğunu gösteriyor.

TÜRK MİLLETİNİN HAFIZASI VE "KANDIRILMA" HASSASİYETİ

"Türk milleti yine kandırıldı mı?" sorusunun toplumsal karşılığı ise oldukça ağır.
Geçmişte Habur sınır kapısında yaşananlar, Dolmabahçe mutabakatı süreçleri ve ardından gelen hendek barikat terörü, kamuoyunda haklı bir "güven erozyonu" yaratmıştı.

Terör örgütü PKK, Suriye ve Irak’taki küresel hamilerinin (özellikle ABD'nin bölge planlarının) lojistik ve siyasi desteğine güvenerek silahı elinden bırakmıyor. Bölgesel denklemler değişmeden ve kendisi için tam bir "güvenli liman" yaratılmadan militan unsurlarını lağvetmeyeceği bir kez daha kanıtlanmış durumda.

Süleymaniye’deki küller çoktan havaya karıştı ancak örgütün namluları hâlâ sıcak ve tehdit saçmaya devam ediyor.

Gelinen nokta karşımızda bilindik bir ders duruyor; terör örgütleriyle müzakere değil, ancak ve ancak koşulsuz tasfiye ve teslimiyet masası kurulabilir. Bunun dışındaki her senaryo, 11 Temmuz'daki gibi sadece paslı tüfeklerin yakıldığı sinsi birer propaganda malzemesi olmaktan öteye gidemeyecektir.

PKK'NIN BİRİNCİ YIL AÇIKLAMAMASINDA DA DEĞİŞEN BİR ŞEY YOK

Terör örgütü PKK, "silah yakma töreninin" birinci yıl dönümüne yaptığı açıklamada açıklamada, kendisini tasfiye iradesinden ziyade, devleti asimetrik bir pazarlığa zorlama ve illegal yapıya meşruiyet kazandırma niyetini sergiledi.

Örgüt, açıklamasında "silahlı mücadele stratejisine dönüş olmayacağını" iddia etse de metnin ilerleyen bölümlerinde bu iddiayla tamamen çelişen şartlar öne sürüyor. Özellikle, TBMM gündeminde veya kamuoyunda tartışılan olası yasa taslaklarının "sadece silah bırakmaya dayandırılması" örgüt tarafından sert bir dille eleştiriliyor.

Metinde, yasal düzenlemelerin öncelikle örgüt lider kadrosunun hukuki konumunu belirlemesi ve imtiyazlar tanıması gerektiği savunuluyor. Silah bırakmayı gerçekten benimseyen bir yapının bunu şartlara bağlamayacağı hatırlandığında; silahın hâlâ siyasi bir rant ve hukuki dokunulmazlık elde etmek için bir "şantaj kartı" olarak masada tutulmak istendiği görüldü.

Kaynağa Git

İlgili Haberler