Ana içeriğe geç

DÜNYA-MER’in tarihi konferansından yansımalar

DÜNYA-MER konferansında uzmanlar yeni dünyayı, yıkım ve yapım gücünü, insanın gizil enerjisini Türkiye, bölge, dünya ve güvenlik stratejileriyle bağını nefis bir anlatımla bizlere sundu. Evet, gözlerimiz Ankara’da. Ama zaten ölüm kâğıdı çıkacak NATO Zirvesi’nde değil...

DÜNYA-MER’in tarihi konferansından yansımalar
Aydınlık
16

Başkentte bir telaş… Yollara yeni asfaltlar, sarı şeritler çekiliyor, NATO şeflerinin güzergahlarına Antik Yunan vazoları yerleştiriliyor, eski evlere boya yapılıyor, taksiciler beyaz gömlek-krem pantolon çekiyor, bir hazırlık, bir hazırlık… 7-8 Temmuz 2026 NATO Zirvesi, Ankara’da bir yalan rüzgârı estirmeye, tozpembe bir makyaj tablosu çizmeye odaklandı.

Gözler Ankara’dayken, İstanbul’dan başka bir ses yükseldi. Televizyonlarda esamesi okunmayan, gazetelerde yazılmayan, meydanlarda yasaklarla bastırılan, ancak bütün milletin, hatta insanlığın ortak özlemlerini ve gerçeklerini dile getiren bir bayrak açılıverdi.

DÜNYA-MER’İN İLK SINAVI

Çiçeği burnunda Dünya Medeniyetleri Girişimi Araştırma Merkezi, bütün haşmetiyle uluslararası arenaya ve NATO gündemine profesyonelliği, fikri ağırlığı, niteliği ve zarafetiyle giriş yaptı.

Kısa adıyla DüNYA-MER, henüz nisan ayında, Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek, açılış için Pekin’den gelen Çin Komünist Partisi Uluslararası İlişkiler Bakan Yardımcısı Jin Xin’in ve DüNYA-MER Başkanı, Türkiye’nin ve dünyanın sayılı aydınlarından Prof. Dr. Semih Koray’ın konuşmalarıyla açılmıştı. Açılışa AK Parti ve Vatan Partisi’nin yanı sıra, 8 ülkenin Büyükelçilik yetkilileri de dahil olmuştu.

DüNYA-MER, herhangi bir düşünce kuruluşu olmayacağını, bilimsel niteliği, pratiği, sahip olduğu üst düzey etki ağı, güçlü ilişkileri, uygulamadaki aktif tavrı ve geniş yelpazesiyle hızlı bir şekilde göstermeye başladı.

İşte 26-27 Haziran 2026 tarihlerinde Şişli, Taşyapı Etkinlik Merkezinde gerçekleşen “Dünyada Güvenlik ve NATO” uluslararası konferansı, bütünüyle Türkiye sahnesinde ezberleri bozan bir Araştırma Merkezi pratiği üretti.

DÜNYA-MER’in tarihi konferansından yansımalar - Resim : 1

İNSANIN İÇİNİ AÇAN BİR SALON

Salona girer girmez, gözümüze müthiş bir estetik, düzen, devasa bir ekran, her yerde arı gibi çalışan gençler, teknik görevliler ve saat gibi işleyen bir akış çarptı. Herkesin yeri, sandalyesi belli, yemek alanı, kahve-çay alanı, yayın masaları, basın mensuplarına ayrılan alanlar ferah ferah yerleştirilmişti.

Hani derler ya, “içim açıldı” diye, gerçekten insanın ruhunu açan, konferansa açlığını gıdıklayan, hızlı odaklanmasını sağlayan, aradığı her şeyi eliyle koymuşçasına bulduğu bir salon ve organizasyon yapısı vardı.

TAŞYAPI’nın bu devasa salonuna ve sahibi Emrullah Turanlı’ya birazdan ayrı bir parantez açacağız.

İLK SÖZ ZAFERİN SAHİBİNE

Konferans, iki gün sürdü, dört oturum yapıldı. Programda ilk göze çarpan oturum başkanları ve konuşmacı bileşenleriydi. İlk oturum başkanı İran İslâm Cumhuriyeti’nden Prof. Dr. Fouad İzadi olarak belirlenmişti. İran zaferinin hemen ardından, NATO’nun masaya yatırılacağı toplantının, NATO’yu ve patronlarını dize getiren İran’dan olması çok anlamlıydı. Azadi, akademi kürsülerinden gelen tecrübesi ve rahatlığıyla, nükteleri, akıcı konuşması ve İran’dan getirdiği haklı zaferin edasıyla etkili bir sunum yaptı.

İRAN-ABD-TÜRKİYE YAN YANA

İlk oturuma şöyle bir sırtımı yaslayıp baktığım zaman, manzara daha anlamlı hale geldi. İran, ABD, Türkiye! Bir tesadüf eseri miydi, yoksa planlı bir birleşim miydi bilmiyorum ama en özel ve en ilginç oturumlardan biri oldu.

Eski ABD Deniz İstihbarat Subayı ve şu sıralarda ülkesinde oldukça meşhur olan Scott Ritter ve Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek!

KUŞÇUBAŞI EŞREF HAYRANI ‘ABD’Lİ İSTİHBARATÇI’

Scott Ritter’i salona girdiği anda çay-kahve bölümünde, rahat tavırları ve meraklı bakışlarıyla gördüm. İnternette aratınca, “ABD’li istihbaratçı, eski CIA Analisti” diye çıkıveriyor. Doğru, çok önemli görevler üstlenmiş. Ancak Ritter, bunların çok ötesinde bir şahsiyet.

Dikkatle masalardaki kitap ve yayınları inceliyor, güçlü fiziki görüntüsü ve sempatik tavırlarıyla yanına gelen insanlarla tanışıyordu. Irak işgali öncesi görevlendirilmiş, kimyasal silah bulgularına dair uydurulan gerekçelere sert bir şekilde itiraz etmiş ve aslında birçok şey o an başlamış Ritter için.

RİTTER AYDINLIK’A MANŞET ATIYOR

Bir cesaret timsali gibiydi. Daha sonraki sohbetlerine tanık olduğumda, O’nun Amerikan emperyalizminin yarattığı canavarlığı gören, ama Amerika’dan, Devletinden, halkından vazgeçmeyen erdemli ve ülkesine bağlı bir vicdan insanı olduğunu gördüm. Sonuç Bildirgesi’nin açıklandığı basın toplantısında, çok kısa ama bir yanardağ kadar etkili kapanış cümlelerini izlemeyen pişman olur. Bağlantısına Youtube’dan rahatlıkla ulaşabilirsiniz.

Yine konuşmasında çarpıcı bir şekilde, “NATO’nun son toplantısı olabilir” tespiti yaptı. Bunu duyan salondaki Aydınlık yöneticileri, çıkaracakları Gazetenin yükünü atmış olmalarının keyfini yaşıyor gibiydi. Ritter’ın bu sözü, Aydınlık’ın manşetini süsledi.

Ayrıca Kuşçubaşı Eşref ve Teşkilat-ı Mahsusa hayranlığını genç mihmandar arkadaşlara iletmiş, hatta Talat Paşa’nın mezarına gitmek istediğini söylemiş. Yakın zamanda Türkiye’ye tekrar geleceğini öğrendim. Türkiye, gerçek bir dost kazandı.

DOĞU PERİNÇEK KLASİĞİ

Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek, -her zamanki gibi- bütün konuşmacıların ve salondaki hemen her konuğun en önemli ilgi odağıydı. Perinçek’in tarih içinde kanıtlanmış devrimci kişiliği, pratiği, mücadeleye katkılarıyla, çok uzun süredir dünya ölçeğinde bir konuma yerleşmiş bulunuyor. Açılış ve kapanış konuşmalarında bütün konukların Doğu Perinçek’e teşekkürle başlaması, Türkiye için ne kadar önemli bir şans ve birikim olduğunu kanıtlar gibiydi. Aslında bir nevi ev sahibiydi ama oturumun üçüncü konuşmacısıydı. Bu da Vatan Partisi Genel Başkanı’nın eşine az rastlanan nezaketi, misafirlere verilen değeri ve bilinçlerdeki eşitliği ateşleyen bir incelikti.

KONFERANSIN MANŞETİ

Scott Ritter’in ardından sözü alan Doğu Perinçek, ilginç bir giriş yaptı. Önünde titizlikle hazırlandığı belli olan konuşma dökümleri vardı. Kâğıdı eline alan Perinçek, beklenenin aksine gözünü nerdeyse kâğıda hiç götürmedi ve bütün doğallığıyla konuya giriş yaptı: “Ankara’da “NATO’nun cenaze töreni toplanıyor!” Vatan Partisi’ni yakından takip edenler Doğu Perinçek’in bir süredir bu cümleyi ifade ettiğini biliyorlardı. Ancak uluslararası konuklarda ve ilk kez duyanlarda bu yaratıcı belirleme, sanki herkesin ortak duygusunu ateşlemişti. Herkesin duyduğu o ortak hissi, bu kadar çarpıcı ve özgün bir cümlede duyması, salonda büyük beğeni ve ilgi topladı.

ELEŞTİRİ USTALIĞI

Arkasından “AK Parti diplomasisine” çok net eleştiriler de vardı. Hükümetin ölen NATO’ya karşı, güçlü bir “ölü yıkama performansı” gösterdiğinden bahsediyordu Perinçek. Sanırım Türk siyasal hayatında bu kadar nükteli, ancak bu kadar ağır eleştiriyi, bir yandan espriyle ve nezaket sınırları içinde ama aynı zamanda sarsılmaz bir kararlılıkla ve sertlikle gösterebilen ikinci bir lider yoktur.

Son olarak Perinçek, oturumun tartışma bölümünde Türkiye-Rusya-Çin-İran İttifakı’nı tartışmaya açarak, konferansa yepyeni bir boyut getirdi.

DÜNYA-MER’in tarihi konferansından yansımalar - Resim : 2

EMRULLAH TURANLI VE TAŞYAPI

Konferansa gözlemlerine bir kısa mola verelim. Toplantının başından itibaren TAŞYAPI Yönetim Kurulu Başkanı Emrullah Turan, gelen konukları karşılamaya koyuldu. Önce Vatan Partisi Genel Başkan Yardımcısı Ethem Sancak ve CHP Genel Başkan Yardımcısı Bülent Kuşoğlu ile uzun bir sohbet yaptı. Hatta bir ara Prof. Dr. Semih Koray’ın oturduğu ön sıraya karpuz, meyve getirtmiş, ikramlara başlamıştı!

Ardından diğer konukları karşıladı. Emrullah Bey, ilk andan itibaren hissedilen insancıllığı, sıcaklığı, rahatlığı ve nezaketiyle uzaklardan gönlümüzü içine çekti. TAŞYAPI gibi bir merkezin başındaki insan deyince, insan ister istemez bir geriliyor, kasılıyor, protokol ezberleri oluşuveriyor, ta ki Emrullah Bey’i görünceye kadar. Sonra ezberler bozuluyor.

TAŞYAPI için, burası vatan için emek veren, ter döken, insanlığa katkı sağlayan herkesin ve gençlerin evidir diyor. İkinci oturumun hemen başında Emrullah Turanlı kürsüye çıktı ve bir selamlama konuşması da yaptı. Konuşmasında TAŞYAPI’nın ve kendisinin insan merkezli felsefesini özetliyordu. Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek’e de özellikle “Ermeni Soykırımı” yalanına karşı mücadelesini, nefreti taşlaştıranlara inat, emperyalist yalanlara karşı insan sevgisi, bilimsel gerçeklik, hakikate bağlılık, erdemler temelindeki mücadelesiyle herkese örnek olduğunu ve bundan dolayı gönülden hissettiği sevgiyi ilân etti.

Onu izlerken, Türkiye’nin Emrullah Turanlı gibi şansları var diye düşündüm.

Yine TAŞYAPI çalışanları, iki gün 400 kişiye verdiği yemek hizmeti, eksilmeyen çayı, kahvesi, ortamın temizliği ve düzenine kadar kusursuz ve her an dikkatli bir çaba sergiledi. Emrullah Beyin şahsına yansıyan karakter, bütün çalışanlarda da olduğu gibi gözüküyordu. Kocaman bir alkışı hak ediyor TAŞYAPI ailesi...

ORDULAR YÖNETMİŞ GENERALLER

Konferansın bir diğer dikkat çeken noktası, daha önce NATO bünyesinde de görev yapmış çok sayıda emekli generalin konuşmacı olarak katılmasıydı. Elbette konu da NATO olunca gözlerimiz generallere kaydı.

Alman E. Deniz Kuvvetleri Komutanı Koramiral Schönbach, Em. Tuğg. Fahri Erenel, E. Tuğg. Haldun Solmaztürk, İtalyan E. General Cosimato, Rus E. Amiral Sivkov... Müthiş bir bileşim!

Hepsi askeri bir titizlik ve derinlikle büyük birikimlerini sundular. Komutanların sunumlarında NATO’nun adeta beyin kıvrımlarında dolaştık...

DEVLET ADAMLARI GEÇİDİ

Konferans, kendi ülkelerinde çok önemli işlere imza atan ve hali hazırda kritik konumlarda bulunan çok sayıda şahsiyeti de ağırlıyordu.

Rusya-Belarus Birlik Devleti Devlet Sekreteri Glazyev, aynı zamanda Putin’in en yakın kurmaylarından.

Azerbaycan 6. Dönem Milletvekili Erşad Mirbeşiroğlu, Avrasya ölçeğinde birikimi ve bakış açısıyla yıldız gibi parlıyordu.

CHP Genel Başkan Yardımcısı Bülent Kuşoğlu, Kemal Kılıçdaroğlu liderliğindeki yeni yönetimin tecrübe birikimini, olgunluğunu ve niteliğini yansıtan, devlet tecrübesi çok yüksek bir şahsiyetti.

Yeniden Refah Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Doğan Bekin, Meclis’te az rastlanan aktif antiemperyalist cesur tutumunu, uluslararası tecrübesiyle konferansa taşıyordu.

Yine Aydınlık okurlarının yakından tanıdığı, Avrasya seçeneğinin teorisyenlerinden Hacettepe Üniversitesi Milletlerarası Hukuk Ana Bilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Erdem İlker Mutlu kendine özgü tarzı ve sunumuyla konferansın bilincini aydınlattı.

Çin’in Rusya Doğu Avrupa ve Orta Asya Araştırmaları Enstitüsü Müdür Yardımcısı Prof. Liu Xu, İran Allame Tabatabai Üniversitesi’nden Alireza Kouhkan, Sırbistan Sosyalistler Hareketi Uluslararası İlişkiler Komitesi Başkanı Bojan Vulin, Bulgaristan Diriliş Partisi Partisi Milletvekili Angel Georgiev, İtalya’dan Avrasya ve Akdeniz Araştırmaları Merkezi Uzmanı Alessandro Fanetti ve Amerikan Komünist Partisi MYK Üyesi Jackson Hinkle da yaptıkları konuşmalar ve sunumlarla konferansa çok önemli katkılar sundu.

Sanıyoruz 6.4 milyon sosyal medya takipçisiyle Jackson Hinkle’ın ünü sınırları aşmıştır. 26 yaşındaki Hinkle, yaşının çok ötesindeki birikimi ve güçlü hitabetiyle dikkat çekti.

HİTİT GÜNEŞİ

Bütün konuşmacılara konuşmalarının ardından oldukça sade ve estetik birer Hitit Güneşi verildi.

USMER Başkanı Şule Perinçek sağolsun, her zamanki özgünlüğü ve nezaketiyle, bu güzel konferansta, hediyelerin dahi sıradan olmadığını ve geleceğe yönelik anlamlarını ifade eden güzel bir sunum da yaptı.

IŞIĞI EVCİLLEŞTİRİLMEK

Son oturumun kapanışında kürsüye Vatan Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve DüNYA-MER Yönetim Kurulu Üyesi Ethem Sancak çıktı. NATO, güvenlik, bölge, askeri durum derken, Ethem Sancak’ın konuşmasıyla bir anda kendimizi 50 yıl, 500 yıl ve 5000 yıl ötesinde bulduk!

NATO zaten ölmüştü de üstüne yeni dünya kurulmuş, şimdi uzayda yaşanacak hesaplaşmalar ve teknolojide insanlığın aşacağı yollar vardı. Ethem Sancak dünyamızın önündeki süreçleri, mevcut sistemin içinden çıkan ve yeniyi inşa eden özgüveniyle bambaşka bir boyutta sundu ve çoğumuzun ilk anda anlamakta zorlandığı ışığı evcilleştirilme görevini gündeme getirdi. Merak edenler izlemeli... Bu da NATO Konferansının yalnız dar bir NATO Konferansı olmadığını, Türkiye ve dünyanın önüne yepyeni ufuklar açan bir faaliyet olduğunu bir kez daha gösteriyordu.

SEMİH KORAY’IN MANİFESTOSU VE SONUÇ BİLDİRGESİ

DüNYA-MER Başkanı Prof. Dr. Semih Koray. İşte Türkiye’nin eşi benzeri olmayan bir şansı daha... Konferansın başında yaptığı açılış konuşması gerçek bir manifestoydu.

Yeni dünyayı, yıkım ve yapım gücünü, insanın gizil enerjisini, Türkiye, bölge, dünya ve güvenlik stratejileriyle bağını nefis bir anlatımla bizlere sundu.

Her şey çok titizlikle düşünülmüştü. Böylesi bir konferansın Sonuç Bildirgesi önemliydi. İkinci gün, bütün konuşmacıların katkılarından yararlanarak önce bir taslak metin oluşturuldu. Her konuğa yazılı bir şekilde ulaştırıldı. Ekler, öneriler geldi. Metin yeniden ele alındı, yeniden onay süreci ve tam bir uzlaşmayla tarihi sonuç bildirgesi ortaya çıktı. Bu da konferansın önceden hazırlanmış bir ezberler bütün içinde değil, olanca canlılığıyla kolektif bir çalışma yönteminin geliştirildiği, DüNYA-MER’e yakışır bir süreçle işletildiğini gösteriyordu.

GÖZLERİMİZ ANKARA’DA

Evet, gözlerimiz Ankara’da. Ama zaten ölüm kâğıdı çıkacak NATO zirvesinde değil...

Aldığımız habere göre, 18 Temmuz’da DüNYA-MER yeni bir konferans hazırlıyor!

Kaynağa Git

İlgili Haberler