Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, St. Petersburg Uluslararası Ekonomi Forumu (SPIEF) kapsamında haber ajanslarının yöneticileriyle bir araya gelerek gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu.
Ukrayna'daki savaş, ABD ile ilişkiler ve küresel krizlere değinen Putin, Kiev yönetiminin iç siyasetteki durum nedeniyle krizi çözmeye hazır olmadığını belirterek, "Ukrayna ile barış anlaşmasını meşru yönetimle imzalamak istiyoruz." dedi.
"TRUMP'IN TEKLİFLERİ BARIŞIN TEMELİNİ OLUŞTURABİLİR"
Ukrayna krizini barış yoluyla çözmeye hazır ve istekli olduklarını vurgulayan Rus lider, müzakereler için çatışmaların durdurulmasına gerek olmadığını savundu. ABD Başkanı Donald Trump ile Anchorage'da varılan uzlaşılar temelinde bir anlaşmaya sıcak baktıklarını ifade eden Putin, "Rusya, Anchorage'da sağlanan uzlaşıları kabul ediyor. Ukrayna tarafı da bunları kabul etmeli. Trump’ın teklifleri, barış anlaşmasının temelini oluşturabilir." şeklinde konuştu.
Putin, Ukrayna yönetiminin iktidarda kalmak amacıyla çatışmaları sürdürdüğünü, olası bir barışın Kiev'deki iç siyasi mücadeleyi ve ekonomik durumu kökten kötüleştireceğini ileri sürdü. Anlaşma noktasına gelinmesi halinde, belgeyi imzalayacak meşru şahısların bulunabileceğini de sözlerine ekledi.
CEPHEDEKİ SON DURUM VE ASKERİ KAYIPLAR
Rus ordusunun Ukrayna’da cephenin tüm yönlerinde her gün ilerlediğini kaydeden Putin, son dönemde yaklaşık 2 bin 440 kilometrekarelik alanın kontrol altına alındığını açıkladı. Güncel duruma ilişkin veriler paylaşan Putin, "Rusya, Luhansk Halk Cumhuriyeti’nin tamamını, Donetsk Halk Cumhuriyeti’nin yüzde 85'ini, Zaporijya bölgesinin yüzde 80’ini kontrol altına aldı." ifadelerini kullandı.
Ukrayna ordusunun asker sayısında son zamanlarda 100 binlik bir azalma olduğunu ve aylık kayıplarının 40 bin civarında seyrettiğini öne süren Putin, zorunlu askerlik uygulamalarını eleştirdi. Putin, "Bu yılın başında ordudan firar edenlerin sayısı yaklaşık 60 bine ulaştı. İnsanlar orduya zorla alınıyor, motivasyonları yok. Kimse savaşmak istemiyor." dedi. Ayrıca, Ukrayna'daki askeri sanayi tesislerine yönelik sistematik saldırılarda 'Oreşnik' orta menzilli hipersonik balistik füzesinin henüz tam ölçekli olarak kullanılmadığı bilgisini paylaştı.
AVRUPA VE NATO'YA YÖNELİK MESAJLAR
Rusya'nın Avrupa'ya saldıracağı yönündeki iddiaları "saçmalık" ve "provokasyon" olarak nitelendiren Putin, NATO ile savaşmanın anlamsız olduğunu vurguladı. Avrupa ülkeleriyle diyaloğa açık olduklarını ancak Avrupa'nın "sömürgeci" yaklaşımlarından vazgeçerek Rusya ile eşit şartlarda konuşması gerektiğini belirtti. Ukrayna'nın Avrupa Birliği (AB) üyeliğine karşı olmadıklarını ifade eden Putin, itirazlarının AB'nin askeri bir örgüte dönüşmesine yönelik olduğunun altını çizdi.
KÜRESEL KRİZLER: İRAN, FİLİSTİN, HİNDİSTAN VE ERMENİSTAN
ABD yönetiminin şu an küresel nitelikteki İran kriziyle meşgul olduğunu hatırlatan Putin, Hürmüz Boğazı'nın kapatılmasının küresel ekonomiyi etkilediğini, Avrupa'nın ise bölgesel olan Ukrayna krizine küresel bir boyut kazandırmaya çalıştığını söyledi. İran halkının birlik içindeki mücadelesini öven Putin, krizin çözümünde ABD ve İran'ın girişimlerinden olumlu sonuçlar alınmasını umduklarını ve Rusya'nın bu süreçte yardımcı olmaya hazır olduğunu ifade etti. Putin ayrıca, İran ve Hürmüz Boğazı gündemi nedeniyle Filistin meselesinin unutulduğuna dikkat çekerek "Bu trajedi devam ediyor." dedi.
Uluslararası ilişkilere dair değerlendirmelerinde ABD'nin Rusya ile işbirliği yapan Hindistan'a baskı kurmaya çalışmasını da eleştiren Putin, bu durumun ikili ilişkilere zarar verdiğini belirtip Hindistan'ı "güvenilir bir ortak" olarak nitelendirdi. Putin son olarak, Ermenistan'ın AB ile yakınlaşma adımlarının, ülkenin Avrasya Ekonomik Birliğindeki üyeliğiyle çeliştiği uyarısında bulundu. (AA)