Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), 23 Temmuz Perşembe günü kritik Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısını gerçekleştirecek. Piyasalarda toplantı öncesi beklentiler şekillenirken, Ekonomi Gazetesi yazarı Alaattin Aktaş kaleme aldığı yazısında, politika faizinde herhangi bir değişikliğin beklenmediğini, olası bir faiz indiriminin hem sürpriz hem de ekonomik gerçeklerle çelişen bir adım olacağını vurguladı.
VATANDAŞ DÖVİZİ BIRAKMIYOR: YÜZDE 48'LİK PAY PUSU DEVAM EDİYOR
Faizin neden düşürülemeyeceğine ilişkin somut verileri aktaran Aktaş, 10 Temmuz itibarıyla vatandaşın bankalarda 15,6 trilyon lira mevduatı bulunduğunu hatırlattı. Bu tutarın 9,1 trilyonunun Türk Lirası, 6,5 trilyonunun (139 milyar dolar) ise döviz cinsinden olduğunu belirten Aktaş, tasarrufların halen yaklaşık yüzde 48'inin dövizde tutulduğuna dikkat çekti.
Dövizin son dönemde enflasyonun altında kalmasına rağmen geniş bir kitlenin dövizden vazgeçmediğini ifade eden Aktaş, "Türk halkı dövize olan ilgisini hiç kaybetmiyor. Bu yüzden vatandaş, Türk parasının getirisinin hızla düşmesi durumunda anında dövize yönelir. Dövize hızlı bir yöneliş yaşanması istenmiyorsa, faizde beklenmeyen ve zamansız bir indirime gidilemez” dedi.

23 TEMMUZ TOPLANTISI PAS GEÇİLECEK
Merkez Bankası'nın beş aydır kağıt üstündeki yüzde 37'lik haftalık repo ihale faiz oranını fiilen uygulayamadığına değinen Aktaş, piyasaların yüzde 40 faizli gecelik kanaldan fonlandığını kaydetti.
Savaş ve jeopolitik gerilimlerin sona ermesi durumunda Merkez Bankası'nın yeni bir karar almadan fonlamayı haftalık repoya kaydırarak fiili faizi zaten yüzde 37’ye çekebileceğini belirten Aktaş, Perşembe günkü toplantıdan sembolik ya da fiili bir indirim kararı çıkma ihtimalinin yok denecek kadar az olduğunu vurguladı.

YIL SONUNA KADAR KALAN 3 TOPLANTIDA NE OLACAK?
Merkez Bankası'nın 23 Temmuz'dan sonra 10 Eylül, 22 Ekim ve 10 Aralık tarihlerinde olmak üzere yıl sonuna kadar 3 kritik toplantısı daha bulunuyor. Aktaş, bu toplantılarda da faiz indirimi için hareket alanının oldukça dar olduğunu ifade etti.
Faiz indiriminin yapılabilmesi için yıllık enflasyonun yüzde 20'li seviyelere gerilemesi gerektiğini hatırlatan Aktaş, mevcut tablonun buna izin vermediğini altını çizdi. Aktaş’ın tahminleri ise şu şekilde;
Yıl sonu enflasyonunun yüzde 20'lerin ortasına inmesi oldukça zor görünüyor. İyimser tahminler yüzde28-29 seviyesini işaret etse de enflasyonun yıl sonunda muhtemelen yüzde 31 ile yüzde 34 bandında seyretmesi bekleniyor.
Haziran ayındaki yüzde 1'in altındaki iyimser tablonun aksine Temmuz ayında hizmet sektörü zamları ve akaryakıttaki artışlar (benzin yüzde 2,4, motorin yüzde 7,1) enflasyonu yukarı taşıyacak.
Bölgesel savaş ve gerilimlerin enerji maliyetleri üzerindeki baskısı, yurt içi fiyatlar üzerinde risk oluşturmaya devam ediyor.
KKM BENZERİ RİSKLER MASADA
Enflasyonda yüzde 30'un altının büyük bir başarı olacağını vurgulayan Alaattin Aktaş, TL mevduat getirisinin hızla gerilemesi halinde dövize kaçışın çığ gibi büyüyebileceği uyarısında bulundu. Yeni bir KKM benzeri tabloyla karşılaşmamak adına hem enflasyon patikası hem de dövizde beklemede olan kitle göz önüne alındığında, TCMB'nin yılın geri kalanında da faiz indiriminde çok muhafazakar kalmak zorunda olduğu belirtildi.