Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde (KKTC) düzenlenen “26. Uluslararası Mağusa Kültür Sanat Festivali”nde “Devlerin Savaşı” adlı oyunla izleyici karşısına çıkan usta oyuncu Okan Bayülgen, tiyatro ve sinema disiplinleri üzerine dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. Politik tiyatronun sınırlarına dair net mesajlar veren Bayülgen, sahnede ucuz reaksiyonlar peşinde koşulmaması gerektiği uyarısında bulundu.
Tiyatrocuların neyin nasıl gösterileceğini ve seyirciyle nasıl iletişim kuracağını iyi bildiğini aktaran Bayülgen, politik tiyatro tartışmalarına şu sözlerle açıklık getirdi:
“Zaten bunun dışında politik tiyatro, kaba saba yapılamaz. Kaba saba yapılırsa, tiyatro değil, miting düzenlemek, siyasi söylev vermek ya da popülizme kaçmak, ucuz reaksiyonlar peşinde koşmak deriz. Dolayısıyla tiyatro sanatına ve mesleki olarak kendi sanatınıza saygılı bir şekilde bunu yaptığınız zaman, aslında politik tiyatro yapıyorsunuz. Benim oynadığım oyunlar politik oyunlar. Yazıp oynadığım Richard ve Dracula oyunları böyleydi.”
‘TİYATRONUN HERKESE AÇIK BİR KÜTÜPHANESİ VAR’
Tiyatronun her dönem çağdaş kalmayı başaran bir yapı olduğunu ifade eden Bayülgen, “Tiyatro yenilikçi, devrimci, zamanını yaşayan, zamana tanıklık eden, o zamandan bahseden yani bugünkü meseleden bahseden bir iş” tanımlamasını yaptı. Sinemada sadece bitmiş ve arşive kaldırılmış işlerden söz edilebileceğini vurgulayan Bayülgen, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Bir sinema kütüphanesinden söz edemeyiz. Yani yapılmış işler ve o işlerin arşivi vardır. O işler yapılmış ve bitmiştir. Tiyatro böyle değil. Tiyatronun herkese açık bir kütüphanesi var. Shakespeare 400 yıl önce... Shakespeare’den önce antik tiyatro yazarlarının oyunları, binlerce yıllık işler var. Bir kere yapıldı, oynandı, bitti değil. Her yıl tekrar tekrar oynuyor.”