Ana içeriğe geç

İşgücüne katılmak ister misiniz?

İşgücüne katılmak ister misiniz?
Ekonomim.com
16

Türkiye’de işsizlik oranı yaklaşık 30 aydır yüzde 8’ler civarında dalgalanıyor. Halbuki ekonomide bu kadar düşük bir işsizlik oranını gerektirecek bir canlılık görmediğimiz gibi, emek yoğun sanayi sektörlerinde ve hizmetlerde son yıllarda önemli iş kayıpları olduğunu da biliyoruz.

İşsizlik oranının düşük olmasının sebebi çok yazılıp çizildi. Elbette “istatistiki” neden işgücüne katılım oranının düşmesi. Yani üç yıl önce “işsizim” diyen insanların bugün “çalışmak istemiyorum” demesi. Peki ama işgücüne katılım oranı neden düşüyor? Onun nedenleri ne?

Buyurun tablodan önce işgücüne katılım oranının son üç yıldaki detaylarına bakalım. Sonra da verinin bütünü üzerine biraz düşünelim.

Türkiye’de her üç kişiden biri çalışabilecekken, çalışmıyor

Önce Türkiye nüfusunun kayıtlı ve kayıtsız göçmenlerle beraber muhtemelen 95 milyona yakın olduğunu hatırlayalım. Bu nüfusu geçindirmek için çalışan insan sayısı ise 32 milyon civarında. Yani her çalışan ortalama üç kişiyi geçindiriyor. Kabaca Türkiye’de her üç kişiden biri çocuk, biri çalışıyor ve biri de çalışabilecekken çalışmıyor.

İşgücüne katılmak ister misiniz? - Resim : 1Son üç yılda normalde işgücüne dahil olan ama bir nedenle çalışmayan nüfus 1,5 milyon kişi artarak 32,3 milyona çıkmış. Aynı dönemde işgücündeki artış da bu kadar zaten. Yani son üç yılda işgücüne katılan insan kadar işgücünden çıkan olmuş gibi tuhaf bir sonuç ortaya çıkıyor.

Verilerde en dikkat çeken noktalar şunlar:

Ev hanımları azalıyor: “Ev işleriyle uğraştığım için çalışmıyorum” diyenlerin sayısı 9,4 milyondan 5,9 milyona inmiş. Neden? Kadın istihdamında veya ekonomik bilinçlenmede bir patlama mı yaşanmış? Maalesef hayır. Aslında yanıt verenler “ev kızıyım/ev hanımıyım” demek yerine diğer çalışmama nedenlerine yönelmiş gibi. Özellikle “çalışamaz” ve “diğer” seçeneklerine geçiş yaşanmış.

Umutsuzlar artıyor: İş bulmaktan umudu kesenler ve iş aramayanların sayısı 3 yılda 2,5 milyon kişi artmış ve 5,5 milyona çıkmış. Her ne kadar iş aramayanların arasında “yeterince zengin” olduğu için çalışmayanlar varsa da yine de bu rakamın büyük kısmı iş bulamayacağını düşündüğü için iş aramayanlar. Çok üzücü bir tablo.

Emekliler azalırken, çalışamaz durumdakiler artıyor: İşte burada da tuhaf bir gelişme var. Son üç yıl içinde hem EYT uygulaması başladığı hem de kısmen avantajlı emeklilik koşulları oluştuğu için emekli sayısında artış olmalıydı. Gerçekten de SGK verilerine göre bu dönemde emekli sayısı 2 milyon kişiden fazla artmış. Buna karşın işsizlik verisinde emekli sayısı azalıyor.

Aynı zamanda “çalışamayacak kadar yaşlı veya engelli” olanların sayısında adeta patlama yaşanmış. Çalışamayacak durumda olduğunu beyan edenlerin önemli bir kısmı da emekli olabileceğine göre, burada da bir kalemden diğerine kayma olduğu izlenimi oluşuyor. Yine de yanıtların neden “emekli”den “çalışamaz”a kaydığı net değil.

İşgücünün yetkinlik portföyü mü eskiyor? Alt kalemlerdeki kaymaları bir yana bırakıp, verinin bütünü üzerinde düşünelim. Sonuç olarak işgücüne katılmayanlar hızla ve devamlı bir şekilde artıyor, Üstelik bu artış iyi koşullarda olanlardan değil, kendini umutsuz, çalışamaz vb gibi tanımlayan, ihtiyaç içindeki kesimlerden geliyor. Tuhaf.

Olası bir yanıt, yetkinlik kaybı olabilir mi? Hem teknolojik gelişmeler (yapay zeka ve sosyal medya üzerinden ticaret gibi) yüzünden hem de iş dünyasında toplumsal önceliklerimiz değiştiğinden (mesela sürdürülebilirlik, kişisel gelişim ve iletişim kavramları giderek önem kazandığından) dolayı iş hayatında aranan yetkinlikler hızla değişiyor. Eğer mevcut işgücünün yetkinlik portföyünü yeni koşullara yeterince hızlı adapte edemiyorsak, işgücüne katılım oranının düşmesi normaldir.

Yetkinlik eskimesi olası bir gelişme ama...

Eğer gerçekten işgücünün yetkinlik portföyü eskiyorsa, bu en az bir nesil boyunca etkisini hissettirecek, çok olumsuz bir gelişme. Büyüme, sosyal güvenlik sistemi ve enflasyon bundan uzun vadede olumsuz etkilenir.

Yetkinlik eskimesi olası bir neden ama aslında işgücüne katılımın neden düştüğünü tam bilmiyoruz. Bu nedenle buradaki kök nedenler konusunda çok daha detaylı veriye ve araştırmaya ihtiyacımız var.

Kaynağa Git

İlgili Haberler