Ana içeriğe geç

Altın ithalatına kota üretimi vuruyor! Kuyumcukent hayalet şehre döndü

Türkiye’nin mücevher ihracatı, 2023 yılında altın ithalatına getirilen kotanın ardından gerilemeye devam ediyor. Altındaki yükseliş nedeniyle değer bazında ihracat 2025 yılına kadar sabit seyrederken miktar bazında ihracatta sert düşüşler görüldü.

Altın ithalatına kota üretimi vuruyor! Kuyumcukent hayalet şehre döndü
Aydınlık
16

2022 yılında 181,3 ton ile zirveyi gören altından mamul ihracatı, 2025 yılında yüzde 30’8’lik azalışla 125,3 tona indi. Üç yılda kayıp 60 tona yaklaştı. 250 bin kişilik istihdam sağlayan sektörde çalışan da bu dönemde yüzde 35 oranında geriledi. Özellikle küçük işletmelerde kapanmaların hızlandığını dile getiren Mücevher İhracatçıları Birliği (MİB) Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Özcan, kapanma oranının yüzde 80’lere ulaştığı Kuyumcukent’in bir hayalet şehre dönüştüğünü belirtti.

YÜZDE 60’LIK KAYIP

Basın mensuplarıyla bir araya gelen MİB Başkanı Özcan, 2026 yılının ilk altı ayının verilerini de paylaştı. Sektörün ihracatı 2026 yılının ilk altı ayında geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 33 gerilerken, işlenmiş altın mücevher ihracatındaki düşüş ise yüzde 62’ye ulaştı. Türkiye İhracatçılar Meclisi verilerine göre mücevher sektörü, yılın ilk yarısında ihracatı en fazla gerileyen sektör oldu.

Özcan, cari açığı azaltmak amacıyla uygulamaya alınan kota sisteminin, beklenen sonucun aksine ithalatı istenilen ölçüde düşürmediğini kaydetti. Özcan’ın açıkladığı verilere göre 2021 yılında 700 milyon dolar seviyesinde bulunan bitmiş takı ithalatı, 2024 yılında 6,6 milyar dolara ulaştı.

TÜRKİYE’DE KOTA İTALYANLARA YARADI

Türkiye’de altın ithalatına getirilen kotanın İtalyan üreticileri kurtardığına işaret Özcan, “Bize kota geldikten sonra İtalya’da kapanmak üzere olan fabrikalar canlandı ve şu an ciddi işler yapıyorlar, İtalya’nın mücevher ihracatı 9 milyar dolardan 15 milyar dolar düzeyine çıktı ve bunun 5 milyar dolarını Türkiye’ye yapıyor.” dedi.

Özcan, aylık 12 tonluk kota uygulamasının Türk üreticilerinin rekabet gücünü doğrudan zayıflattığını kaydederek şu değerlendirmede bulundu:

“Mücevher sektörü kilogram başına ortalama 4 bin 500 dolar işçilik katma değeri üretiyor. Buna karşılık kota nedeniyle altının kilogram fiyatında zaman zaman 15 bin dolara varan farklar oluştu. Böyle bir maliyet farkını uluslararası alıcıya anlatmanız mümkün değil. Dünya piyasasında aynı ürünü daha uygun maliyetle temin edebilen müşteriler doğal olarak başka ülkelere yöneliyor.”

İhracatçıların dünya pazarındaki rekabet gücünü zayıflatan ve ham maddeye erişimi zorlaştıran altın ithalatı kota uygulamasının dışında başka problemler de olduğuna işaret eden Özcan, “Üretimi doğrudan etkileyen Dahilde İşleme Rejimi (DİR) tarafında da büyük engellerle karşılaşıyoruz; aylık altın ithalatında kapasite kısıtlamaları bulunuyor, mevcut kapasiteler kullandırılamıyor ve ithalat öncesi gümrüklerden izin alma zorunluluğu gibi süreçler işimizi yavaşlatıyor. Operasyonel tarafta ise ürünlerin ayar raporu için Darphane’ye sevk edilmesi mecburiyeti, özel ayar evi raporlarının kabul edilmemesi ve hatta ATA Karnesi ile yurt dışına götürülen ürünlerden dahi ayar raporu istenmesi büyük bir vakit ve maliyet kaybı yaratıyor.” dedi.

20 MİLYAR DOLARLIK POTANSİYEL

Yapısal sorunların çözülmesi halinde sektörün çok daha yüksek ihracat rakamlarına ulaşabileceğini söyleyen Özcan, şunları kaydetti:

“Bugün dünyanın en büyük üçüncü mücevher üreticisiyiz. Mücevher sektörü halihazırda kilogram başına ortalama 4 bin 500 dolar işçilik değeriyle Türkiye’nin en yüksek katma değer oluşturan sektörlerinden birisidir. Önümüzdeki dört yıl için öncelikli hedefimizi, sektörde yaşanan yüzde 37,6’lık ihracat düşüş eğilimini hızla tersine çevirmek ve üretim ve ihracatta Hindistan ve İtalya’nın ardından 3’üncü büyük ülke olma konumumuzu kalıcı hale getirmek olarak belirledik. Kaybettiğimiz net ihracatçı unvanını geri kazanmak istiyoruz. Yol haritamızın ana hatlarını; ithalat kotaları, DİR kısıtlamaları ve vergi yükleri gibi dar boğazları kamu otoriteleriyle koordineli çalışarak aşmak oluşturuyor. En büyük gücümüz olan 250 binin üzerindeki istihdamımızı koruyarak sektörümüzü hak ettiği zirveye tekrar taşıyacağız. Altın ithalatındaki kota başta olmak üzere üretimi ve ihracatı zorlaştıran yapısal engellerin kaldırılması halinde sektörümüzün 20 milyar dolarlık ihracat hedefine ulaşabilecek potansiyele sahip olduğuna inanıyoruz.”

Kaynağa Git

İlgili Haberler